30 Aralık 2016 Cuma

Ütopya Online Hesap Makinesi Hesap Robotu

Merhabalar Arkadaşlar Lisede Öğrendiğim Yazılım Bilgilerimle Çok Yakında (1 - 2 Hafta )İçinde Ütopya Online Hesap Makinesine Bu Blogdan Ulaşabilirsiniz.

Programda Neler Var ?

İvmeli Hesap.(Hiç Para Çekmeden İnek Almak)
Günde Hangi İnekten Kaç Adet Alacağınız.
Bonus İçin 2 Saate Bir alarm.


Yakında İçeriğine Şu Kadar Para Yatırırsam Günlük Ne Kadar Kazanırım Gibisinden Hesaplamalarda Eklenecektir . 

İstek Ve Önerinizi Buraya Yazarsanız Daha Detaylı Olarak Yardımcı Olabilirim.


Takipte Kalın Hoşçakalın.

HAZRETİ İSA NOEL BABA VE BİZ



               

Yeni yılın gelmesini, yeniden yaşama sevinci yaşamayı hepimiz isteriz de, Nedense Noeli kutlayanlara, kızarız. Yılbaşında diğer günlerden farklı bir gece yaşamayı isteriz de, bunu alenen yapanlara ve yılbaşı balolarına ve eğlencesine katılanlara kızarız.
Nasıl bir mantıktır bilmem haftanın dört günü içkinin her türlüsünü içeriz de yılbaşında çoluk çocuğuyla eğlenen ve yeni yılın gelmesini kutlayan komşumuza kızarız.
Noel ya da yılbaşı kutlaması neden yapılır?
Basit olarak İsa peygamberin doğum günü, yeni yılın başlangıcı, miladi takvimin başlangıcı dır. İseviler bunu kutlar.
Dini yanından çok günümüzde ekonomik ve sosyal yanı önemlidir.
Hazreti İsa Kimdir?
“Allah Katında din İslam’dır” ayetine göre, çağında Musa peygamberden sonra İslam’a çağıran kendisine kitap verilen bir peygamberdir ve biz ona İman ederiz.
Yani o bizim düşmanımız değildir. Ona indirilen kitabı bozanlara, değiştirenlere kızabiliriz ama, Biz İsa Peygambere ve ona indirilen kitaba iman ederiz. 
               
               Noel Baba kimdir ne yapar?
Noel gecesi çocuklara hediye bıraktığına inanılan efsanevi kişidir. Kökeni, Antalya'nın Demre (eski adı Myra) ilçesinde 4. yüzyılda yaşamış bir Hıristiyan azizi olan Piskopos Nikola' ya dayanır.
                Gariptir ki, Noel baba Avrupalıların değiştirmelerine göre, Kuzey kutnunda eşi ile birlikte yaşar. Çocuklar için oyuncaklar yapar. Çocuklar kendisine mektupla Noel için hangi hediyeyi istediklerini bildirirler. Noel Baba da Ren Geyiklerinin, çektiği uçan kızağını hediyelerle doldurur ve çocukların yaşadığı evlere bacalardan girerek herkesin hediyesini dağıtır.              
                 Bu yukarıdaki efsane hikaye, çocukların sevinmeleri ve mutlu bir yılbaşından sonra hayata yeniden sevinçle devam etmelerinin bir vesilesi değil midir?
                 Şimdi de böyle Bir Nail Baba olsa her yılbaşında çocukların istediği oyuncakları evlerinin bacalarından girerek bıraksa, çocukları sevindirse olmaz mı?

               Yılbaşını kutlarsınız kutlamazsınız, hiç önemli değil.
                Bizim insanlarımızı, çocuklarımızı sevindirdiğimiz dini bayramlarımız ve çocuklarımıza ve gençlerimize armağan edilmiş Milli bayramlarımız var. Biz onları gereği gibi kutluyor muyuz? Şimdi soruyorum kendimle birlikte sizlere;
               Kaç çocuğa hediye aldık kendi çocuklarımızdan başka?
               Kaç kişiyi sevindirdik?
               Kaç çocuğun başını sıvazladık?
               Kaç çocuk giydirdik?
               Kaç kişinin acısını dindirdik?
               Kaç kişiye çare olduk?
Bırakınız efsanelerde kalan, iyilik yapmış, örnek olmuş, çocukları sevindirmiş, Noel Babanın kafasına silah dayamayı, Elini öpün, iyi örnek olduğu için.
Çünkü günümüzde nice kır saçlı şerefsizler görüyoruz, o masum çocuklardan kötü emelleri için yararlanmaya kalkan ve ceza almayan, aramızda dolaşan.
               Ey, iman ettiği Hazreti İsa’yı tanımayan, düşman olan, zeka özürlüler.
Ey, Antalya’nın Dermesinde yaşayan, örnek insan, Noel babaya düşman olan, sapık düşünceli geri zekâlılar. Bizden olmasa da güzel olan her şeyi desteklemediğiniz, düşmanlık tohumları yaydığınız sürece, Barışın, kardeşliğin, huzurun olabileceğine mi inanıyorsunuz?

                Hadi kalkalım hepimiz bir çocuğu, tanımadığımız bir çocuğu bu günlerde sevindirelim. Bu bir başlangıç olsun. Toplumsal barış için, Dünya barışı için, huzurumuz için, geleceğimiz için.     Saygılarımla.                    Mehmet Kızılaslan 2016-12-30

22 Aralık 2016 Perşembe

HÜKÜMETE BÜROKRATLARIN ATTIĞI KAZIK





KOSGEB üyelerine, 50 000 TL nefes kredisi, denilen bir kredi dillendirdiler.
Ayrılan bütçe öğrendiğimize göre 750 000 000 TL bu rakamı verilecek kredi tutarına böldüğünüzde paranın tamam nı dağıttığınızda 15 000 kosgep li esnafa kredi verilecek.
Bu projeyi duyan herkes, KOSGEB e üye olmak için hücum ettiler. Düşünebiliyor musunuz 15 000 esnaf sadece Nazilli ilçemizde var.
Türkiye de daralan piyasayı hareketlendirmek için, ekonomist dediğimiz aklı küçük unvanları büyük adamların  hükümete önerdikleri çözüme bakınız.
Hükümet, ülkemizi, saran, oldukça kötü, dış ve iç şartların, içinden nasıl çıkarız? Diye bunalmış durumdayken, akılları küçük, kendileri unvanları devasa, ekonomi bürokratlarının ve danışmanlarının Hükümete attığı kazığın büyüklüğüne bakınız.
Vatandaş KOSGEB üyesi değilse hücum etti odalarına evrak tamamlamaya.
KOSGEB e, evraklarını tamamlayanlar hücum edecekler beni kaydet diye.
Daha sonra ne olacak biliyor musunuz?
Toplam dağıtılacak para miktarını, verilecek kredi tutarına böldüğünüzde, kredi alacak esnaf sayısı 15 000 kişi. Kardeşim, bu esnaf sayısı sadece Nazilli de var.
Türkiye’nin nasıl ekonomisini rahatlatacak bu can suyu projesi kardeşim? 
Küçük beyinli bürokrat ya da danışmanların hükümete attığı kazığın farkında mısınız? Şimdi krediyi herhangi bir nedenle alamayanlar, diyecekler ki, “Hep kendilerine yakın esnafa verdiler krediyi”  Başkaları da diyecekler ki “Torpili olanlar aldı krediyi”
Krediyi almak için evrak hazırlayıp müracaat eden esnaf sayısının 2 000 000 (İki milyon) olduğunu düşünelim. Bu krediyi aldıklarında rahatlayacaklarını düşünen, üçer beşer yakını olduğunu düşünürsek, mağdur ve üzülen sayısı, 6 000 000 – 10 000 000 ( altı milyon – on milyon) kişi. Alın size üzülenler ordusu.
Ey kendisi ve beyni çok yoğun olan, Başbakanım. Çevrenizdeki ekonomist, danışman ve bürokratlarınızı şöyle bir gözden geçiriniz, isterseniz. Sizin, hükümetinizin, yararına mı, zararına mı çalışıyorlar?

Aylardır dillendirdiğim, yazılarımda anlattığım.
Ekonomimizin canlanması için parayı kayıt altına alımız gerekiyor.
Nereden gelirse gelsin, karışmayınız. Harcadıkça, el değiştirdikçe, devletin hesabına, Yüzde 10 u aksın.
Çalışanların, sabit gelirlilerin maaşları iki kat iş görsün.
Vergi gelirleriniz 5 kat artsın.
Vergi mükellefiniz 78 000 000 a çıksın.
Kayıt, kürek, evrak, sıfırlansın. (İsteyen kendisi tutsun)
En önemlisi, teröre, hizmete, himmete, rüşvete, akan paraların tamamını ekranlarınızdan görünüz. Terörü tarihe gömünüz.
 Kaygılarım ve Saygılarım.     Mehmet Kızılaslan. 2016-12-22


18 Aralık 2016 Pazar

Evden Para Kazanmak


          İster ev hanımı olun ister çalışan ya da öğrenci, eğer  evinizde uzun süre boş kaldığınızı düşünüyor ve bu süre süre zarfında evden para kazanmak istiyorsanız ki zaten günümüzde insanlar vaktin kıymetini bilmekte ve bunu her şekilde kazanca çevirmeye çalışmaktadır.Evden para kazanmak ve bütçesine katkıda bulunmak isteyenler için belirlediğimiz 8 fikre buyrun başlayalım.

Borsa ve Forex Yatırımı Yapmak: Size tavsiye edeceğimiz yöntemlerden en risklisi ve doğal olarak en çok kazanç sağlama olanağı bulunan yöntemdir.Tabiki borsa ve forex yatırımı için önce sermaye sonra cesaret ama en önemlisi bilgi ve birikim gerekir.Eğer bu yöntemi düşünüyor ve daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız Borsa Terimleri, Borsaya Başlayacaklara Tavsiyeler ve Forex Nedir? Nasıl Kazanç Sağlarım adlı yazılarımızı okuyabilirsiniz.

Ev Yapımı Sabun: Bu ve bundan sonraki yöntemler benim sermayem yok ya da risk almayı sevmem diyenler içindir.Çok kolay bir şekilde öğrenebileceğiniz ve çabucak üretime geçebileceğiniz bir iştir.Ürettiğiniz kokulu ve organik sabunlarınızı satarak para kazanabilir, alıştıkça ve öğrendikçe üretim hızınızı artırarak daha çok gelir elde edebilirsiniz.

Evde Reçel-Turşu-Pekmez Yapımı: Madem evden para kazanmaksa amacımız en güzel ve basit bir örnektir.Reçel, turşu, pekmez vb. gıda ürünlerini özellikle kış mevsiminden önce üretip güzel bir zamanlama ile ister yakın çevrenize isterseniz internet ve sosyal medya aracılığı ile geniş kitlelere satabilme imkanınız bulunuyor.

Caterin Firmalara Yemek Yapmak: Erkek ya da bayan farketmeksizin iyi bir aşçı olduğunuza inanıyorsanız, evinizden kolayca para kazanmanız mümkün.İster kendi anlaştığınız kişi ve kurumlara isterseniz de catering firmalarla anlaşarak evinizde yağtığınız yemeklerden kazanç sağlayabilirsiniz.

Takı-Bileklik Yapmak: İster çeşitli takı tasarım kursları alarak isterseniz internet aracılığıyla 'nasıl yapılır' videolarından öğrenerek sizde düşük maliyette takı, bilekli vb. ürünler yapabilirsiniz.Eşinize dostunuza satabileceğiniz ürünlerinizi isterseniz de internet aracılığıyla daha geniş kitlelere pazarlayabilirsiniz.

Özel Ders Vermek: Sizde evinizden özel dersler vererek para kazanabilirsiniz.Tabiki öncelikle bilgili ya da yetenekli olduğunuz bir konu olması gerekecek.İngilizce, matematik vb. derslerde öğrencilere ya da yeteğiniz dahilinde gitar, keman vb. gibi enstürüman dersleri verebilirsiniz.

Paketleme ve Katlama İşleri: İnternet üzerinden yüzlerce ilan bulabileceğiniz bir sektördür. Özellikle ev hanımlarının en çok ilgi en çok ilgi duyduğu enden para kazanma yöntemleri içerisindedir.Sayısız ilan bulabileceğiniz davetiye katlama, sabun paketleme, poşet katlama vb. işlerde katlama başına paralar kazanabilrisiniz.

İnternet Üzerinden Gelir Sağlama: Eğer bu siteye girdiniz ve yazılarımızı okuyabiliyorsanız internet imkanını var demektir.Peki bu imkanınız varken neden internetin sınırsız dünyasında para kazanmayasınız.Blog açarak, anket doldurarak ve çok birçok yöntemle para kazanabilirsiniz.Daha kapsamlı bilgi edinmek isterseniz İnternetten Para Kazanma Yolları adlı yazımıza tıklayabilirsiniz.








13 Aralık 2016 Salı

Ek Gelir Sağlayacak İş Fırsatları


          Malumunuz hayat şartları gitgide zorlaşmakta, hepimizin elinde son model telefonlar olsa da işinden kazandığı ücret kimseye yetmemektedir.Birçoğumuzun bankalara borcu bulunmakta ve bu sebeble ki yine birçoğumuz farklı işlerden ek gelir sağlamaya çalışıyoruz.Bu yazımda sizlere faydalı olabileceğini düşündüğüm birkaç ek gelir fırsatından bahsedeceğim.

Spor Müsabakası Hakemliği:Tanıtmak istediğim ilk iş hakemlik.Eğer sizde 18-55 yaşları arasındaysanız kondisyonunuza güveniyorsanız futbol, güvenmiyorsanız voleybol hakemliği yapabilirsiniz.Futbol hakemliği için TFF nin resmi sitesinden ' Herkes İçin Futbol ' organizasyonundan, voleybol içinse TVF nin resmi sitesinden hakemlik kurslarına katılabilir ve sınavı geçtikten sonra görevinize atılabilirsiniz.Tabiki liginize ve ayda yönettiğiniz maç sayısına bağlı olarak 100-1200 lira gelir elde etmeniz mümkündür.
Not: Süperlig hakemleri ayda ortalama 15 bin lira gelir elde etmekteler.

Hobi Faaliyetlerinizi Ticarete Dökmek:Ek gelir sağlama yollarında biriside hobilerimizdir. Ülkemizde ve dünyada İnternet kullanımının hızla gelişmesi sonucu girişimcilik ruhu barındıran herkesin internet üzerinden istediği her ürünü alabileceği gibi her ürünüde satabileceği bir müşterisi vardır. Artık insanlar hobi olarak başladığı küçük uğraşlardan bile para kazanmayı düşünebilmektedirler. Sizinde yeteneğiniz varsa eğer karakalem çalışmalarınızı, maket araba tasarımlarınızı ve elişi örgülerinizi yeteneğiniz yoksa kolayca öğrenebileceğiniz ev yapımı sabun, takı-bileklik vb. uğraşlarınızı yine sosyal platformlar üzerinden satabilirsiniz.

Evcil Hayvan ya da Çocuk Bakıcılığı:Eğer işinizden arta kalan bolca vaktiniz bulunuyorsa ya da ev hanımıysanız size uygun bir olduğunu söylemek isterim, tabikide evcil hayvan ve çocuklarla uğraşmanın o kadar kolay olmadığını hatırlatarak.Yapacağınız çeşitli bakıcılık faaliyetleri sayesinde tabiki çalışma saati ve gününüze göre aylık 500-1500 lira arası kazanç sağlamanız mümkündür.

Kozmetik Ürün Temsilciliği:Aslında ülkemizde yıllardır özellikle bayanlar tarafından kullanılan sektördür.Avon satış temsilciliği ile ülkemize giriş yapmış ve birçok kozmetik firması ile hayatını devam ettirmiştir.Eğer sizde ikna kabiliyetinize güveniyorsanız  sattığınız ürün başı komisyon alacağınız bu fikri düşünebilirsiniz.

Makale Yazarak Para Kazanmak:İyi bir yazar mısınız? Belli bir konuda uzmanlığınız var mı? Eğer iyi bir yorumlama kabiliyetine de sahipseniz ister kendi bloğunuz ya da sitenizden isterseniz forumlarda, hürriyet bumerang vb. servislerde yazı teklifleri alabilirsiniz.Makale başına tahmini 40-50 lira gibi ücretler kazanabilirsiniz tabiki kendinizi geliştirip reklamınızı sağladıkça daha iyi ücret teklifleri alabilirsiniz.

Organik Tarım:Öncelikle bu işi profesyonel şartlarda yapmadıkça müthiş gelirler beklemeyin ki zaten bizim amacımız işimiz dışından kendimize ek gelir sağlamak.Eğer varsa mustakil evinizin bahçesinde yoksa balkonunuzda dahi organik tarım ürünleri  yetiştirerek, yılda alacağınız mahsül miktarına da bağlı olarak aile ekonominize küçük katkılar sağlayabilirsiniz.

Gizli Müşteri:Gizli müşteri ya da gölge müşteri olarak adlandırılan bu iş fikrinde, müşteri memnuniyetini öğrenmek isteyen çeşitli firmalarla çalışıp objektif olarak onları firmaları hakkında eksiklerini, olumlu ve olumsuz yönleri hakkında bilgilendiriyorsunuz.Bazı firmalar size indirim çeki vererek çalışırken bazı firmalardan ayda 50-200 lira arası kazanma şansınız bulunuyor.

Part Time Çalışmak:Ek gelir demişken part time çalışma fikrini yazmamak olmazdı.Ülkemizde de en çok tercih edilen ek gelir yöntemidir.Eğer kendi işiniz dışında gününüzün sabah ya da akşamında yarım zamanlı işlerde çalışarak günlük ortalama 30 lira civarı gelir elde etme fırsatınız var.




12 Aralık 2016 Pazartesi

Stok Fotoğrafçılığı Nedir?


          Elbette birçoğumuz fotoğraf çekinmeyi severiz.Güzel çıkmamışsa hatta defalarca çekiniriz.Fakat bazense tek seferde harika fotoğraflar çıkabildiğine şahit olmuşuzdur.Kimi insanlar içinse fotoğraf tutkuya dönüştüğü için her zaman harika fotoğraflar yakalamak ister.İşte bu harika fotoğrafları çekenler madem bu kadar iyi fotoğraflarım var neden bunu paraya çevirmeyim der ve burda stok fotoğrafçılığı devreye girer.Stok fotoğrafçılığı çeşitli alanlarda fotoğraflarınızı pazarlamanızı ve gelir elde etmenizi sağlar.Öncelerde pek bilinmese de artık özellikle fotoğraf tutkunları stok işini tamamen kavramış vaziyettedirler.Hatta genellikle hobi olarak başlayan fotoğrafçılık bazı kişilerde ise stok fotoğrafçılığı sayesinde düzenli kazanç kapısı olarak görülüp başlanmıştır.
         Peki stok fotoğraflar çekmek o kadar kolay mı? Herkes çekebilir mi ya da ne kadar gelir elde edebilirim gibi sorularınızı duyar gibiyim.Öncelikle ne kadar gelişmiş de olsa sizin de tahmin edebileceğiniz gibi akıllı telefonlara değil kaliteli makinelere ihtiyacınız var ve buda size yaklaşık 2000 Liradan başlayan bir sermaye gerektireceğini unutmayın.Makinenize sahip olduktan sonra ' istockphoto, deposit photos, dreamstime ' vb. çeşitli sizin imajlarınızı satan stok fotoğraf siteleri var.Bu sitelere üye olup, sizden istediği koşulları iyi anlamanız gerekir.Siteler üye olunduktan sonra sizin her fotoğrafınızı kabul etmeyebilirler.Çektiğiniz fotoğrafların istenilen kalitede,netlikde, gereksiz filtrelerden uzak, ışık ayarı yapılmış vb. şekillerde profesyonel olmasını bekleyeceklerdir. Eğer fotoğrafınız kabul edilirse sitede yayınlanacak ve satılırsa sizede satış rakamı üzerinden  belirli bir komisyon ödenecektir ki bu her sitede farklılık göstermektedir.Bu ücret tabiki fotoğrafınızın kategorisine ve kalitesine bağlı olarak 30 centten başlayıp 30-40 dolarları bulan fiyatlara ulaşabilir.
         Son olarak herkesin kullanabileceği bir para kazanma yöntemi değildir elbette, fotğrafçılığa yıllarını vermiş hatta stok fotoğraflardan geçimini sağlayan insanların bulunduğu bir sektör olduğunu varsayarak birkaç tavsiye vermek gerekirse fotoğraflarınızın reklam yüzlerine uygun olması size avantaj sağlayacaktır, her zaman aynı tarz fotoğraflar yerine trendleri takip etmeniz yine sizin yararınıza olacaktır.



TERÖRÜ- RÜŞVETİ- YOLSUZLUKLARI- KÖKÜNDEN SİLECEK ÇÖZÜM







Daha önceki yazılarımı takip edenler bilirler. Terörün önlenmesi ve iç barışın sağlanmasına dair yazılarımda çok çeşitli yöntemler önermiştim.
Bırakalım şimdi, geçmişte yapılan hataları ve önerdiğim çözüm yollarını. Gün, bu gün ne yapacağımızı belirleme günüdür.
Terörü önlemenin yolu, terörün sebeplerini ortadan kaldırmak, beslendiği kaynakları kurutmaktan geçer.
Efendiler, hamasi nutuklar atarak, meydanlarda milleti coşturarak, Bağrı yanık anaların sırtını sıvazlayarak terörü önleyemezsiniz. Acıları da dindiremezsiniz.
           Polisiye tedbirlerle terörü önleyen bir ülke gösteriniz bana, elinizi değil ayağınızı öpeyim. Yok böyle bir yöntem. Polisiye tedbirler en son alınacak tedbirlerdir.

Daha dün gibiydi Ülkedeki yardım ve himmet paraları ile, imparatorluk kuran bir melun, darbeye kalkıştı. Kaynaklarını tek, tek kurutacağız diye kıvranıyorsunuz.
Birisine dokunsanız, binlerce çığırtkan beleşci si, bağırıyor. Milletin sırtından tehditlerle ya da istekli olarak toplanan paralar, Vatanımı cehenneme çevirirken, Nice yiğit vatan evladı toprağa düşüyor. Anaları ağlıyor.
Bizler bağırıyoruz. “Şehitler ölmez, Vatan bölünmez”  Doğrudur, Kitabımıza göre, Şehitler ölü değildir, Ama şehitlerin evlerine gidip bir bakalım onları göre bilecek misiniz? Olmadıklarına göre, onların yakınlarına, analarına, babalarına, ocaklarına düşen ateşi söndüre bilir misiniz?
O ateşi söndüremiyorsanız efendiler;  O ateşin düşmesini engellemek zorundasınız.
Yani bu savaşı durdurmak zorundasınız.
Savaşı durdurmanın yolu, çıkmasını engellemekle mümkündür.

Hamasi nutuk atmayın efendiler….
Şimdi size, terörün kökünü kurutmanın, yolunu anlatıyorum.
Parayı kayıt altına alınız.
Parayı kayıt altına aldığınızda, nereye gittiğini, nerede toplandığını ve nerelere harcandığını görebilirsiniz.
Kötü ellerde toplanan, destekleri, yardımlar, Himmetleri, anında görürsünüz.
Anında harcanmasını önler el koyabilirsiniz.
Silah, patlayıcı, mermi ve patlayıcıda kullanılabilecek her şeyi satanları da alanları da anında görürsünüz. Önlersiniz.
Para nasıl kayıt altına alınır? Bunu yukarıdaki sizler biliyorsunuz. Ben yine de bilmeyenlere anlatacağım.
Her vatandaş parasını, altınını, dövizini, Devlet bankalarına yatıracak ve kartlarına, yada kimlik kartına işletecek. Piyasalarda kesinlikle nakit para dönmeyecek.
Harcamalar sadece kartlarla yapılacak. Hesaptan, hesaba para aktarılıyorsa, bir alış veriş yani, ticaret var demektir. Paranın % 10 nu devletin kasasına, % 90 nı, aktarılan hesaba geçirilecek.
Bu sistemle kayıtsız ticareti de önlersiniz.
Vergi toplama miktarınız 5 kat artar.
Terör odaklarına akan paraları gördüğünüzden, harekete geçmeden kaynaklarına el koyarsınız kökünden kurutursunuz.
Başka şeylerde önlenir.
Rüşvet önlenir.
Yolsuzluk önlenir.
Haksız rekabet önlenir.
Ekonomiye canlılık gelir.,
Dürüstlük gelir.
Devletten para kaçırma önlenir.
En önemlisi konumuz olan Terörizmin para kaynakları kurutulduğu için terör asla olmaz.
Bunu yapın efendiler. Parayı kayıt altına alınız.
Bunu yapmadığınızda ne gelecek aklıma biliyor musunuz?
Rüşveti kim alır? Devlet kademelerinde bulunanlar.
Valizle para taşınmasını ve kayıtlara geçmemesini kim ister? Vergi kaçakçıları, silah tacirleri ve rüşvet alan devlet kademesindekiler.
Parayı kayıt altına alacak yasayı kimler çıkarır?
Hükümet ve parlamento üyeleri vekiller.
Böylesi bir çözümü yani, Terörü, rüşveti, yolsuzluğu, vergi kaçakçılığını kökünden önleyen yasanın çıkmasını kimler istemez?
Vatan haini, rüşvetçi, terörist yandaşı, kişiler ve onların vekilleri istemezler.
Haydi efendiler verin yasa teklifini.
Gün hamasi nutuk atma günü değil.
Terörü önlemenin, yolsuzlukları, rüşveti de kökünden kaldırmanın günüdür.
İktidarın gücü buna da yeter. Dürüst muhalefet de bu yasayı destekler. 
Hain saldırıları, gerilla savaşını, düzenli ordularla ve polisiye tedbirlerle önleyemezsiniz. Kaygılarımla ve Saygılarımla.
                                     Mehmet Kızılaslan 2016-12-12


   


9 Aralık 2016 Cuma

Türkiye' de Böcek Yetiştiriciliği


          Ülkemizde bir deyim vardır bilirsiniz ' müslüman mahallesinde salyangoz satmak '.Fakat bu deyimi aşıp sektöre giren yatırımcılar çoktan sağlam gelirler elde ettiler bile, bizde bu yazımızda sizlere çekirge, ipek böceği, hamam böceği vb. gördüğünüzde iğrendiğiniz ama getirisini duyunca çok seveceğiniz ' Türkiye'de Böcek Yetiştiriciliğini' anlatacağız.
          Bu sektöre ilgi ilk olarak Antalya'da bir böcek üretim çiftliği kuran ve yurtdışına ihracat yapacak kadar işini büyüten bir girişimcinin haberinin gazeteye çıkmasıyla duyulmuştur.Bu süreçten sonra sonra ülkemizde böcek yetiştiriciliği girişimciler tarafından denenen ve tutulan bir sektör olma yolunda emin adımlarla yürümektedir.Kimbilir belkide artan nüfus ve et fiyatlarının yükselmesinden sonra bizde acaba şu çekirgeyi bir denesek mi deyip başlarız ve piyasaya talep çılgın boyutlara gelebilir :). İşin ciddi yönüne dönersek eğer üretilen böcekler yurtiçinde canlı yem ihtiyacına, yurtdışı ihracatlarında ise çoğunlukla tüketim ihtiyaclarının karşılanmasında kullanılmaktadır.
          Peki biz bu böcekleri nasıl yetiştireceğiz? Ne kadara satacağız derseniz gelin beraber inceleyelim.Öncelikle ipek böceği yetiştiriciliği Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından desteklendiği için destek ödemesi alabilirisiniz.Gerekli sıcaklık ve nemli üretim ortamınızı oluşturduktan sonra üretimde kilo başına 35 lira kazanabilir, aylık 100 ile 200 kg arası üretim yapabilirsiniz.Tabi diğer böcek türlerinde farklı kazançlar elde edeceksiniz. Örneğin yine gerekli üretim koşullarını sağladıktan sonra ürettiğiniz çekirgelerin tanesini 5 centten satabilir üretim kapasitenize bağlı olarak aylık 100 bin ile 500 bin arası çekirge üretimi yapabilirsiniz.İster yurtdışına tüketim için isterseniz ülkemizde pet shoplara,balıkçılara ve birçok canlı yem ihtiyacı duyan sektöre kolayca satabilirisiniz.Ancak madem böyle pek nazif olmayan bir işe giriyorum bari en yüksek kazancı elde edeyim derseniz hamamböcekleri sizi bekliyorlar.Yılda 3 kez yavrulayan ve cinsine göre  tanesi 1 lira ile 10 lira arasında yurtdışı pazarından alıcı bulan bu sevimli böcekleri yetiştirebilirsiniz.
          Ülkemizde böcek yetiştiriciliği kavramını arı yetiştiriciliği dışına taşıyan bu böcek üretim fikirleri sizin için iyi bir kazanç kapısı belki de zenginliğinizin ilk adımı olabilir.






5 Aralık 2016 Pazartesi

Pek Bilinmeyen Özgün Para Kazanma Yöntemleri


       Gelişen ve değişen dünyada iş sektörlerinin ve para kazanma yöntemlerinin de değişmemesi olmazdı elbette.Özellikle ülkemizde girişimci sayısının gelişmiş ülkelere göre geride kalması sebebiyle farklı girişim şekillerinde geriden geldiğimiz yadsınamaz fakat bu sürekli özgün girişimler peşinde koşan insanlar için bulunmaz bir fırsattır.Unutmayın her sektörde en çok parayı sektöre ilk giren yatırımcı ya da şirket kazanır.Fakat bu fikirlerde ilk olamasak dahi ilklerden olmak bize iyi kazanç fırsatları sunacaktır.Fazla uzatmadan  'pek bilinmeyen para kazanma yöntemlerinden' derlediklerimizi sizinle paylaşalım.

Rent A Car'a Araç Kirlamak: Ülkemizde kiralama işi fikrinde hakkını veren ilk sektör araç kiralama olmuştur.Her geçen gün yeni araç kiralama şirketleri açılmasına rağmen piyasa öyle bir noktaya geldi ki özellikle küçük şirketler araç yetiştiremez durumlara geldiler.İşte burda siz devreye girip Rent A Carlara aracınızı kiralayabilirsin.Aracınızın marka ve modeline göre aylık 1750 ila 3500 lira arası gelir elde edebilirsiniz.Belki düşük maliyetli iki araç satın alıp kiraya bile vermeyi düşünebilirsiniz.Tabiki aracın yıpranması ve olası kaza,kasko durumlarını göze alarak düşünebileceğiniz bir yöntemdir.

Domain Alım-Satımı: Para kazanmak istiyorsunuz ama kendinizi yormak istemiyorsanız ve özgün fikirlerinize güveniyorsanız size göre bir yöntemdir.Domain yani alan adı ( daha da basitleştirirsek internet sitesi ismi ) satın alıp çeşitli internet sitelerinde açık artırmaya çıkararak satılmasını bekleyebilirsiniz.Bunun en güzel örneklerinden birisi uçakbileti.com adresini 20 dolara alan bir kişinin birkaç sene içinde açık artırmada 250.000 dolara satmasıydı.

Beste Yapıp Satmak: Zaten bildiğimiz ve çoğu sanatçının kullandığı bir sektör diyebilirsiniz ama artık amatör insanların da bu fikirden nasıl para kazandıklarını anlatmak istedim.Eğer özgün ve kaliteli besteler yapabildiğinize inanıyorsanız telif hakkını alıp, iyi bir ses sanatçısı ya da amatör bir müzisyene besteyi seslendirip youtube üzerinden yayınlıyorsunuz.Beste ve müzik beğenilirse telif hakkınız için ilginç rakamlar kazanabilirsiniz.

Stok Fotoğrafçılığı: İyi bir amatör fotoğrafçı mısınız? Fotoğraf çekmek hobiniz mi? Tam size göre bir iş buldunuz o zaman.Öncelikle stok fotoğrafçılığı basit mantıkla kendi çektiniz fotoğraflarınızı satmaya yarar.Sizde yeterli kalitede çektiğiniz fotoğraflarınızı Deposit Photos, Dreamstime vb. sitelere koyarak satılmasını bekleyebilirsiniz.Eğer ilginizi çektiyse ' Stok Fotoğrafçılığı Nedir? ' adlı yazımızdan daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Aracınıza Reklam Almak: Sokaklarda, caddelerde hepimiz rastgelmişizdir eminim, araçların üzerinde bazen büyük bazen yerel firmaların reklamları olduğunu görmüşsünüzdür.Bu insanlar sizden önce bu fikri hayata geçirmiş insanlardır.Fakat üzülmenize gerek yok, özellikle büyük şehirlerde iseniz reklam şirketlerine başvurup aracınızla sadece gezerek aylık 500 liraya varan reklam geliri elde edebilmeniz mümkündür.

Otomat Kurmak: Eminim hepimiz bazen bir kahve içmek bazende açlığımız bastıracak bir kek için otomat makinalarını kullanmışızdır.Elbette bu otomatlardan gelir sağlayan birileri de var ve bu neden biz olmayalım? Eğer 2500 ile 6000 lira arası sermayeye sahipseniz çeşitli şirket,okul ya da kendi belirlediğiniz kalabalık bir ortamda gerekli izinleri aldıktan sonra otomatınızı kurup ürün satışınızı yapabilirsiniz.

Ticari Trambolin Kurmak: Trambolininizin çeşidine ve büyüklüğüne bağlı olarak yine yaklaşık 500 ile 8000 lira arasında sermaye gerektiren bu basit yöntemde isterseniz önce kiralama işiylede başlayabilirsiniz.Çocukların yoğun bulunduğu yerlerde veya avm,park vb. yerlerde anlaşarak günlük iyi bir gelir elde edebileceğiniz girişimciliktir.

Böcek Yetiştiriciliği: Bundan da para kazanılır mı demeyin, yaklaşık 4-5 yıldır ülkemizde bulunan bu sektör öncelikle canlı yem olarak düşünülmüş fakat yurtdışından gelen tüketim talepleri üzerine yetişemez olmuştur.Eğer sizinde uygun yeriniz bulunuyor ve istekliyseniz çekirge, solucan, kurtçuk, ipek böceği vb. böcekleri üretip satarak çılgın rakamlar elde edebilirsiniz.Daha fazla bilgi sahibi olamak isterseniz ' Böcek Yetiştiriciliği ' adlı yazımızı okumanızı tavsiye ederim. 








1 Aralık 2016 Perşembe

Borsa Terimleri


                   Merak edenler ya da borsaya yeni giriş yapacaklar için bazı için bazı önemli ve yararlı borsa terimlerini sizin derledik.

İşlem Hacmi: Gün boyunca tüm hisse senetlerinde gerçekleşen her emrin, hisse senedi sayısı ile fiyatının çarpılmasıdır.

Lot: Hisse senedi adedini ifade eder.

Manipülasyon: Yapay yollarla piyasa fiyatlarının yükseltilmesi ya da düşürülmesi.

Ayı Piyasası: Hisse fiyatlarının düşmesi beklenen piyasa eğilimi

Boğa Piyasası: Hisse fiyatlarının yükselmesi beklenen piyasa eğilim

Broker: Başkası adına alım-satım yapan ve karşılığında komisyon alan kişidir.

Temettü: Diğer adıyla kar payı, şirketin yıllık karını sermaye ortaklarına hisse sayısına göre dağıtmasıdır.

Ciro: Normal anlamından farklı olarak borsada şirketin işlem hacmini ifade eder.

Çıtır Yapmak: Küçük alım-satımlarla yapılan kar

Kuş: Aldığı hisse senedini bilmeyen ve zarar eden küçük yatırımcı

Halka Açılma: Bir şirketin ya da anomim ortaklığın hisselerinin halka arz edilmesi, satışa sunulmasıdır.

Portföy: Sahip olunan tüm varlıklardır.Hisse senedi,bono,tahvil vb.

Moratoryum: Bir şirketin borcunu ödeyemeyeceğini belirtip, ertelemesidir.

Aracı Kurumu: Yatırımcının borsada alı-satım yapmasını sağlayan kuruluş.

Kurtaj: Aracı kurumun yatırımcıdan her işlemi için aldığı komisyondur.

Defter Değeri: Bir işletmenin,şirketin özsermaye toplamının hisse senedi adedine bölünmesiyle belirlenen değerdir.

Tahta Sahibi: Bir hisse senedinde operasyon yapan kişi, spekülatör.

Borsaya Başlayacaklara Tavsiyeler


               Bazı insanların çok korktuğu ve anlamadığı borsa benim gibi bazı insaların zevk aldığı, kimilerinin ise geçimini sağladığı bir sektördür.Öncelikle etrafınızda duyduğunuz ' bizim Ahmet abinin borsada 20 bin lirası batmış ' gibi ifadeleri bir kenara bırakın.Borsada batmak o şirketin tahta kapatmasıyla olur ( ki o da şirketin hisselerinin tekrar kesin olarak açılmayacağı anlamına gelmez ) , sizin çevrenizde battım diye yakınan insanlar genellikle elinde bulundurduğu hissenin ani ve sürekli düşüşü üzerine dahada zarar etmemek için elimden çıkarayım mantığıyla zarar etmiş insanlardır.Oysa bazen beklemeyi bilmek sizi zarardan kara bile geçirebilir.Borsada bir tabir vardır o parayı unutmak bu tabir borsaya girerken kesinlikle akılda tutulmalıdır.
               Konuyu bir örnekle açıklamak gerekirse yakın bir tanıdığım geçmiş yıllarda yüklü miktarda Tüpraş hisseleri almıs hissenin düştüğünü görüp satmış.Bana söylediği ise az daha Tüpraş'tan batıyorduk oldu.Benimse ona eğer 7-8 yıl hisseleri elinde tutabilseydin şimdi eski parayla trilyonluk olmuştun dedim.Borsa öyle bir mecra ki herkesin bakış açısı farklı tabiki, benim size anlatamak istediğim o parayı unutmak tabiri tam da bu işte.Yine size tavsiyem eğer ilk kez borsaya başlamayı düşünüyorsanız kaybetseniz bile canınızın yanmayacağı bir miktarla girmek olacaktır.Bu parayla alım-satım yapıp belki kar belki zarar ettikten sonra en azından borsanın mantığını anlamış olacaksınız, bu arada size en öenmli tavsiyem ise insanlardan aldığınız tüyolara özellikle de internette gördüklerinize ksinlikle itibar etmemektir.
               Bununla ilgili size kendimden bir örnek vermek gerekirse ilk yatırım hesabımı açtığımda yeni başlamış olmanın heyecanı ve merakla 2 hisse üzerinden alım yapmıştım.Birisi kendi mantığım,yorumlamalarım ve takibim sonucu aldığım bir spor klubü hissesi diğeri ise kendi brokeri( onun adına alım-satım yapan kişi ) bulunan borsadan büyük paralar elde etmiş olan bir tanıdığımın önerdiği hisseydi.Sonuç ne mi? İnanması güç olabilir belki ama kendi seçtiğim spor klubü hissesinden kısa sürede % 50 ye yakın kar yapıp satarken, tüyo aldığım şirket hissesi battı, gerçekten battı tahta kapattı :).Önceki örnekde verdiğim bilgiden yola çıkarak  hisse alım-satım yaparken kendiniz incelemeli, yorumlamalı ve takip etmelisiniz derim bu arada yeni başlamışken bir şeyler bilmezken bunları yapmak zor derseniz o zaman size tavsiyem borsadaki en güvenli şirketlere uzun vadeli yatırım yapın.Birikimleriniz oldukça o şirketten hisse almaya devam edin, günlük ya da haftalık iniş çıkışlar sizi etkilemesin unutmayın borsada yapılan uzun vadeli yatırımlar en az risk teşkil eden ve özellikle borsayı çok yorumlayamayan insanlara en çok kazandıran, en kötü ihtimalle kaybettirmeyen sistemdir.İsterseniz emekli olana kadar o şirketin hisselerini biriktirin yıllık temettülerle birlikte lot sayınızın daha da arttığını ve inanılmaz rakamlar kazanabileceğinizi göreceksiniz.Türkiye'de bunun çok güzel bir örneği sürekli Ereğli Demir Çelik hisseleri satın alan bir kişini hikayesini bir araştırın derim.Eğer daha yeni başlamınıza rağmen kısa vadeli alım-satımlarla kazanmak istiyorsanız eğer hissenizin kesinlikle satacağınız taban ve tavan fiyat belirlemesini yapın, seanslarda ani kararlar vermeyin ve en öenmlisi sağda solda bir şirket hissesinin sürekli şişirildiğini görüyorsanız o hisseden uzak durun.
Not: Burda yazdıklarım kendi naçizane tavsiyelerimdir, yatırım danışmanlığı kapsamında yer almaz.

29 Kasım 2016 Salı

Güncel İş Fikirleri



Bu yazımda sizlere kimisi klasikleşmiş, kimisi yeni moda diye tabir edilen ama kesinlikle sizi düşünmeye itecek iş fikirlerinden bahsedeceğim. Bu fikirlerin birkaçını kendim denemiş olup birçoğunu da çevremdeki insanlar tarafından denenip, başarılı sonuçlar verdiğini gördüğüm için sizlere aktarmak istedim. O halde sizi farklı bakış açılarına yöneltecek olan Güncel İş Fikirleri önerilerimize başlayalım!

Blog Sitesi Açmak: Benim de asıl mesleğim dışında para kazanma yöntemlerimden biri olduğu için konuya blogger olmakla başlamayı tercih ettim. En büyük artısını söylemek gerekirse herhangi bir sermaye gerektirmemesi denilebilir, eğer siz de kaleminize güveniyor ve bilgi sahibi olduğu düşündüğünüz bir konu üzerinde içerik oluşturabilirim diyorsanız hemen yazmaya başlayabilir ve bir süre sonra çeşitli yollardan para kazanmaya başlayabilirsiniz. Daha geniş bilgi sahibi olmak için, Blog Yazarak  Para Kazanmak adlı yazımı okuyabilirsiniz.

Çin'den Ürün Getirip Satmak: Son dönemlerde ülkemizde kendine yer edinmiş ve rağbet gören bu yöntemde öncelikle size şunu söylemeliyim; faturalandırılmamış herhangi bir vergisiz satışı önermiyoruz ama tabi ki bu karar size kalmış. Biz konumuza dönecek olursak, Aliexpress/Alibaba ve DHgate gibi uluslararası siteler aracılığıyla ülkemizde Çin menşeili ürünler satmak kar marjı oldukça yüksek bir yöntem olarak gösterilebilir. Satıcılar Instagram ve benzeri sosyal medya platformları üzerinden müşteriyle kolayca iletişime geçip çok düşük rakamlara mal ettiği bir ürünü %200-300 arası kar yaparak satabilir. Bu fikri düşünürseniz, Çin'den Ürün Getirip Satmak adlı yazımızı okuyabilirsiniz.

Hobi Faaliyetlerinizi Ticarete Dökmek: Birçok ülkede ve Türkiye'de internet kullanımının hızla gelişmesi sonucu, girişimcilik ruhuna sahip insanların internet üzerinden istediği her ürünü alabileceği gibi, istediği her ürünü de satabileceği genişlikte bir müşteri ağı mevcut. İnsanlar artık hobi olarak başladığı küçük uğraşlardan bile para kazanmayı düşünebilmektedirler. Sizin de yeteneğiniz varsa,  karakalem çalışmalarınızı, maket araba tasarımlarınızı ve el işi örgülerinizi ilgili müşteri çevresi bulup satabilirsiniz. Diğer bir yandan da, yeteneğiniz yoksa kolayca öğrenebileceğiniz ev yapımı sabun, takı-bileklik gibi uğraşlarınızı yine sosyal medya platformları üzerinden satabilirsiniz.

Organik Yumurta: Bu fikri duymayan kalmamıştır eminim ama yine de yazmak istiyorum. Eğer uygun bir alana sahipseniz, kümes hayvancılığından anlıyorsanız ve belli bir sermayeyle birlikte zaman içerisinde büyütebileceğiniz, markalaşma sürecine girebileceğiniz bir sektör seçimi olarak gözükebilir. Tahmin edilebildiği üzere gıda sektörü bitip tükenmeyeceği gibi, ürünün başında bulunan organik ibaresi size daha fazla gelir sağlayacaktır. Tabi çok zahmet gerektiren bir iş olduğunu ve metrelerce uzaktan bile hissedilen kokusunu unutmayın.

Ceviz-Badem Ekimi: Ülkemizde tarıma eskisi gibi değer verilmemesi ve şehir nüfusunun gitgide artmasıyla birlikte bazı tarım ürünleri tekrar iyi bir fikir olarak günümüzde karşımıza çıkıyor. "Acaba 5 dönüm yer alıp ceviz mi eksem?" gibi yaklaşımlarda olduğunuzu duyar gibiyim. Bu yöntemi deneyip başarılı insan sayısını ve hikayesini okudukça düşündükleriniz hakkında haksız da değilsiniz diyebilirim. Fakat arsa maliyetini, zahmetini, meyve verme sürecini ve don vurma gibi doğal olaylar göz önüne alınıp, düzgün bir hesaplama sonrası nihai karar verilebilir.

İstiridye Mantarı: Kültür mantarına göre daha az sermayeyle çok daha fazla kazanabileceğiniz istiridye mantarı son 2 yılda adından sıkça söz ettirir oldu. Bodrum, mahzen gibi kapalı ve nemli yerlerde, gerekli sıcaklık ve havalandırma sağlanıldığı takdirde kolay bir iş olduğunu söyleyebilirim. Ek olarak detaya inilirse, sizin de çevrenizde bu işle uğraşan ve iyi paralar kazanan insanlar olduğunu görmeniz mutlak.

Ucuz Kahve Dükkanı: Size ihtiyacınız olanları söylüyorum; küçük bir dükkan, 5-10 bin lira sermaye ve bir de slogan "1 liraya kahve"Yurdumuzun birçok yerinde bu tarz işletmeler ses getirmeye başladı ve sürüm üzerinden iyi bir gelir elde edildiği aşikar. Eğer sizin şehrinizde de böyle bir işletme yoksa ve kahve kokusunun verdiği huzuru insanlarla paylaşmak istiyorsanız, bu fikri değerlendirmenizi öneririm.

Umarım bu yazımda bahsetmiş olduğum fikirlerle sizlere en azından birkaç tane yararlı fikir sunabilmiş ve para kazanmak için dışarıda ne tür fırsatlar olduğunu basit bir şekilde gösterebilmişimdir. Okuduğunuz için teşekkürler.

23 Kasım 2016 Çarşamba

ÖĞRETMEN, ÖĞRETMENLERİMİZ

            
Hayatımızda, idol olan öğretmenlerimiz de vardır. Hayatımızdan bezdiren öğretmenlerimiz de.
Herkes, bu günün anısına iyi öğretmenleri ve onların anısına yazılar yazacaklar.
Ben yine aykırı ve yaşadığım anılarımdan, bir öğretmenimden bahsedeceğim.
Anlayışsız, duygusuz ve tabirlerin bazılarını size bıraktığım öğretmenimden, ilkokul öğretmenimden bahsedeceğim.
Bilenleriniz vardır, ABD yapısı süt tozundan yapılmış süt ve yoğurtların beslenmemizde kullanıldığı günlerdi, bizim ilkokul günlerimiz.
Sevmediğim, sevemediğim ve her gün beslenme saatlerinde bizlere zorla içirilmek istenen sütlerden, bir yudum içmedim. O bizim alışkanlıklarımıza uymayan yoğurtlardan ise bir kaşık yemedim. Yemediğim için de her gün öğretmen görünümlü canavardan, dayak yedim.
Yazılarımı takip edenleriniz bilirler, aklımın ermediğini yapmadığım gibi, damak zevkimize uymayan besinlerde tüketmedim ben. Sorgulamadan hiçbir şeye evet demedim.
O, ABD malı sütleri ve yoğurtları tüketmediğimdendir belki de, sorgulama alışkanlığım ve dik kafalılığım.

Bu öğretmenimizle geçen bir anımı anlatacağım demiştim.
Defterlerimize yaptığımız ödevleri kontrol ediyordu, Canbağ soy isimli öğretmenimiz. Ben ona hep, Canavar öğretmen derdim.
Yanımda oturan kız arkadaşımızın defterini aldı. Sınıfa gösterdi,
 en güzel ödev diye. Kızın üç dört renk kalemi vardı başlığı ayrı renkle, ara başlıkları farklı renklerle yazmıştı. Yazısı benim kadar kötü olmasına rağmen defteri temizdi. Ödev güzel görünüyordu.
Sınıfın en kötü ödevi diye de, benim defterimi aldı gösterdi.
Oysa ki, ödevi kız arkadaşımla birlikte hazırlamıştık. Defterimin siyahımsı hali gerçekten çok kötüydü. Ama ödevin içeriği doğruydu.
Beni defterimin kirli oluşundan dolayı dövdü.
Dayak atarken de elindeki sopanın dalı, benim kafamı deldi. Kanamaya başlayınca sınıftaki Kızılay dolabındaki pamuk yetmedi. Sınıfın dışından da pamuk ve benzeri şeyler almak zorunda olunca, benim başımın delinmesi okul idaresince görüldü.
Sınıfa döndüğümde, Öğretmenime
-          Ödevimin doğru olduğuna bakmadan beni neden dövdüğünü sordum.
-          Defterimin silinmiş olduğunu ve kirli olduğundan dövdüğünü söyledi.
-           Yaptığının doğru olmadığını, nedenini bile sormadığını, ağlayarak anlatmaya
çalıştım. Dinlemedi ve bana bağırmaya devam etti.
             Bu arada ödevi beraber yaptığımız kız arkadaşım, dayanamadı, devreye girdi. Ödevi beraber yaptığımızı ve kendi ödevinin bile, birçok kısmında benden yararlandığını anlattı.
             Ama canavar öğretmen kuyruğu dik tutuyordu.
             Bu arada okuldan çıktığımda, babamın berber dükkanına giderdim. Ve dükkana alınan, Cumhuriyet, Milliyet, Demokrat İzmir ve Ulus gazetelerinin köşe yazılarının tamamını babam çalışırken ona okurdum.
             Tabii ki gittiğimde, başımdaki tentürdiyotlu pamuğu gördü. Neden olduğunu sordu, anlattım.
-Defterini  baştan sona, neden sildin oğlum?
- Siz iki gün önceki gece eve geldiğinizde, Annemle yemekte konuşurken, borcumuz olduğunu, annemin dokuma tezgahında dokuduğu çarşafların paraları ile, senin kazandıklarının yetmediğini konuşmuştunuz. Bende defterim bitti diyemedim.
-A benim güzel oğlum, bizim her zaman defter alacak paramız olur ki.
-Olsun, ben size söyleyemedim, defterimin bittiğini. Dedim, çok güzel bir okşama şekli vardı babamın, iki yanaklarımdan makas alır, anlımdan öperdi, yine öyle yaptı.
Bu kez ikimizin de gözlerinden yaş geliyordu.
Sildi gözyaşlarımı. Ağlama dedi. Kimse senin gibi bir çocuğu ağlatamaz, ağlatmamalı.
Daha sonraki günlerde okula geldi. Süt tozundan yapılan süt ve yoğurtları da yemediğim içinde, her gün dayak yediğimi, arkadaşlarımdan öğrenmiş olan babam. Müdür ve baş öğretmen arkadaşı olduğu için olsa gerek, Canavar öğretmenimle konuşmuş.
-Benim oğlum okula gelmek istemiyor. Okumak istemiyor. Nedenini merak ediyor musunuz acaba öğretmen hanım?
 Öğretmenim aksi bir cevap vermiş olacak ki;
-Dua ediniz ki, bu çocuk, benim çocuğum. Eğer benim değil de, bir başkasının çocuğu olsaydı, haritadan yer beğendirirdim size. Dediğini öğrendim.
Bu sözü ben seneler sonra kızıma yanlış yapan bir öğretmen hanıma söyledim.
Tüm idol olan öğretmenlerin, öğretmenler günü kutlu olsun.
Diğerleri öğrencilerden uzak dursun. Saygılarım elleri öpülesi öğretmenlere.

                                      Mehmet Kızılaslan. 2016-11-23

17 Kasım 2016 Perşembe








                      BAYRAK SEVDAMIZ
Bayrak, bayrağımız üzerine öylesine şiirler yazılmış sözler söylenmiştir ki, hepimizin bu şiirleri ve sözleri duyduğumuzda yüreklerimiz yerine sığmaz, tüylerimiz diken, diken olur.
Bir başka sevdadır bayrak, bir başka sevdadır vatan, bir başka sevdadır toprak ve bir başka sevdadır özgür bir ülkede yaşamak.
Bir dönem, 12 Eylül de ülkemizin bir hayli kaynağını, Atatürk heykellerine yatırdık. Diyemedik ki, heykellere harcayacağımız aynı paralarla, her köyümüze, Atatürk marangozhaneleri, Atatürk demirhaneleri kursaydık, Üzerlerine Atatürk marangozhanesi, Atatürk demirhanesi yazsaydık. Bu köylerimizde, isteyen herkese birer meslek öğretebilseydik.
İhtiyacı olanlara, bu mesleklere ilgi duyanlara, hemen köyünde kurulan atölyelerde meslek sahibi edebilseydik. Atatürk’ün üretim seferberliğine yaraşır çalışmalar yapabilseydik.

Diğer yandan 10-20 haneli köylerde devasa camiler yapacağımıza; küçük birer mescit den sonra, kalan paralarla yine, o küçücük köyde, bir üretim hane kurabilseydik ve köyün ortak malı olsaydı. Köyde üretilen ürünleri değerlendirip birkaç gün içinde satamadığımızda, bozulmalarına izin vermeseydik. Bir yıl içinde pazarlanabilir hale getirebilseydik.
Günümüzde birde, dev bayrak direkleri ve devasa bayraklar asmak, moda oldu.
Yetmedi, altlarından, gece boyunca yanan aydınlatmalar yapmaya başladık. Alın size bir gider kapısı daha.
Bunu yapınca, daha çok mu milliyetçi oluyorsunuz?
Aklım ermiyor, bunları yapanlara.
Aklım ermiyor, hiçte faydası olmayacak harcama kalemleri bulanlara.
Aklım ermiyor “tüyü bitmedik yetimin hakkını yemem” dediği halde üretime akması gereken paralarımızı carcur edenlere.
Efendiler, bayrak aşkı, devasa bayraklar yapıp, birde altından gece boyu ışık yakarak, sağlanamaz.
Atatürk sevgisi, her köşeye Atatürk heykelleri dikilerek aşılanamaz.
İslam dini, iki safı bile dolmayan, devasa camiler yapılarak geliştirilemez.
Bu ülkenin üretimi için, kalkınması için, harcanması gereken paraları hoyratça harcadığınızda sanmayınız ki, Daha çok sevaba giriyorsunuz. Sanmayınız ki daha çok Atatürk sevgisi aşılıyorsunuz. Sanmayınız ki daha çok bayrak ve vatan sevgisi aşılıyorsunuz.
Eğer, vatanın bağımsızlığının, refahının artmasının, yaşam seviyesinin, kalitesinin yükselmesinin; üretimden geçtiğini, üretime dayalı eğitimden geçtiğini, göz ardı ediyorsanız; biliniz ki, camilerinizin minareleri altından da olsa, içinde saf olacak inanan bulamazsınız.
Atatürk heykellerini ve Bayrakları altından da yapsanız, Vatanı koruyamazsınız.
Koruyamadığınız vatanda, özgürce ibadet dahi yapamazsınız.
Vatanı korumanın bir tek yolu vardır.
O da, Milli ve üretime dayalı bir eğitimdir.

Efendiler sizlere acıyorum. Kendimiz ve Milletimiz için de üzülüyorum.
Biz bu göstermelik, yapay, içi boş para harcamalara layık değiliz.
Biz, refah düzeyimizi artıracak ve Bizi bu vatana, bu bayrağa, bu topraklara, daha çok bağlayacak, çözümler istiyoruz. 
Bazılarınız, bu adam Müslüman değimli?
Bazılarınız, Atatürk ve Bayrak düşmanımı?
Diye düşünmeye başladınız. Biliyorum.
Aksine birçoklarınızdan daha inançlı ve sevdalı olduğumu biliniz.
Efendiler, şüphesi olanlarınızla da, daha çaplı tartışmalara bekliyorum.
Saygılarımla.                 Mehmet Kızılaslan 2016-11-17  

       

11 Kasım 2016 Cuma





DEFNE FİDANINDAN DEF(İ)NE SAHİBİ OLMAK

Bu yazımda sizlere, çok faydalı, önü açık ve çok kazançlı bir işten bahsedeceğim.
Bu iş, sizleri meşgul etmeyecek, zamanınızı almayacak.
Bu işyerine sadece gezmek istediğinizde gideceksiniz.
Bu işi kurmak için, büyük paralar harcamayacaksınız.
Bu iş sizi yormayacak, üzülmeyeceksiniz.
Bu iş o kadar büyük kapasiteli bir iş ki, sizlerde bizimle birlikte, bu işe giriniz, sizlerde bizimle birlikte kazanınız istiyoruz.
Şimdi sizlere, bu işin ne olduğunu, nasıl girileceğini, neden katılmanız gerektiğini ve nasıl katılabileceğinizi, Neler kazana bileceğinizi anlatmaya çalışacağım.

1- Bu iş, DEFNE FİDANI YETİŞTİRİCİLİGİ dir.. Toprağınızın olması gerekmez. (toprak bizde var. Noterden ve tapudan 50 yıl kullanma izinli)
2- Defne Fidanları (fidanlar üç yaşındadır) Bir tanesinin bedeli orman işletmelerinde 10 TL, özel işletmelerde 17-18 TL + KDV dir. Biz ise, arazisi bizden, bakımı bizden, 7 TL den dikeceğiz.
3-Siz sadece bir defaya mahsus 10 000 adet fidan için, 70 000 TL ödeyeceksiniz.
50 yıl boyunca, 2067yılına kadar düzenli gelir temin edeceksiniz.
4-Yatırdığınız 70 000 TL yi, hasadın başladığı, 4-5 sene içinde geri alacaksınız.
Ve kalan Kırk Beş yıl boyunca, Arazi masrafı ve bakım masrafı ödemeden, düzenli olarak 50 000 TL gelir temin edeceksiniz.
5-Yakınlarına, akrabalarına, muhtaç insanlarımıza, Öğrencilerimize (burs Olarak), evlatlarına, torunlarına, vefatlarından sonra bile devam edecek, 45 yıl boyunca sürpriz gelir temin etmek isteyenler.
6-Cami, Okul, Yol, Su, gibi Sadakay-ı- Cariye için kapı açmak isteyenler. Ahretteki sevdikleri adına, 50 yıl sürekli hayır yapmak isteyenler.
7-70 000 Lira ile hiçbir yerde ev - daire sahibi olamazsınız. Satın aldığınızı kabul etsek bile, bu evden, aylık 4 000 TL gelir temin edemezsiniz. 50 000 TL ile 50 yıl boyunca 5-6 dairenin kira geliri kadar, sürekli gelir temin edemezsiniz.
     5-6 Daire kirası düzeyinde gelir alabilmek için en az Bir Milyon TL para ayırmak zorundasınız.
                8-Bir defaya mahsus 70 000 TL yatırım yaparak,
50 yıl boyunca (45 yıl X 50 000TL= 2 250 000 TL) gelir temin etmek isteyenler.
                9- Refah düzeyini, harcama miktarını, emekli maaşlarını yıllık 50 000 TL artırmak isteyenler. Lütfen bu yazımı dikkate alınız.

               NEDEN DEFNE ÜRETİMİ
Defne üretimi, küresel ısınma, sert ve mevsimsiz budama gibi nedenlerle hızla düşmektedir. Rekolte azalmaktadır. Yıllık üretim düşerken, kullanım alanları ve talep her yıl artmaktadır. Önümüzdeki bir iki yıl içerisinde, DEFNE YAPRAĞI ihtiyacını karşılamak için, ithalat yapma mecburiyeti doğacaktır. Özetle söylemek gerekirse, ihracatın önü açıktır ve her geçen yıl DEFNE YAPRAĞI kullanımı artmaktadır.
DEFNE YAPRAKLARININ KULLANILDIĞI ALANLAR
Defne yaprakları sizlerinde bildiği gibi, et ve balıklarda lezzet verici olarak, köfte harcında kullanılmaktadır. Ancak en önemli kullanım alanları, tıbbi ve aromatik bitki olarak, ilaç ve parfümeri sanayinde ve DEFNE YAĞI olarak birçok alanda kullanılmaktadır.
Poşetlerde DEFNE ÇAYI olarak henüz yeterli yaprak bulunamadığından kullanılmaya başlanmamıştır ama evlerimizde gastrit ve mide ağrılarında çayı yapılmaktadır. Yine çayı, idrar sökücü, ateş düşürücü, vücudumuza rahatlık verici romatizma giderici, Zehirli hayvan ısırığında, etkili çözüm olan Defne yaprağı, kadınlar için adet günü düzenleyici, iştah açıcı, gibi birçok özelliğe sahiptir. Defne yaprağı, sinir ağrıları içinde dindirici özelliğe sahiptir ve ALTERNATİF TIP alanında da her geçen gün artarak,  kullanılmaktadır.

Önümüzdeki 100 yıl boyunca DEFNE YAPRAĞI açığının kapanmayacağı kanaatindeyiz. Bu nedenledir ki, Kendimiz için dikim yaptığımız alanda, 100 000 fidanlık, boş alanımız bulunmaktadır.
Yani, 10 000 Fidan ile katılacak, 10 katılımcı arkadaşımıza,
20 000 Fidan ile katılacak, 5 katılımcı arkadaşımıza yerimiz vardır.
( 1000-2000-3000-4000-5000 -6000-7000-8000-9000 fidan ile katılım yapabilirsiniz)
DEFNE BAHÇESİ KURMA PROJEMİZE KATILMAK İSTEYEN
 Ek gelir temin etmek isteyen, Doktorlarımız, Avukatlarımız, İş adamlarımız, Esnaflarımız, Memurlarımız, Öğretmenlerimiz ve hatta öğrencilerimiz bilgi almak için, Bu proje ilginizi çekiyorsa eğer, beni telefonumdan arayabilirsiniz. Telefonum 0 544 434 54 69.
 Bu projemizin, Devletimize, Milletimize ve hepimize hayırlı olması dileğimle.

Önemli Not: Bu bir ön talep yazısıdır. Kesin taleplerde sözleşme yapılıp faturası fidan sayısı kadar fidan sahiplerine kesilecektir.
                            Mehmet Kızılaslan  2016-11-11



9 Kasım 2016 Çarşamba

CSGO'DA ÇOK KOLAY SKİN KAZANMA

CSGO'DA ÇOK KOLAY SKİN KAZANMA



Arkadaşlar Bugün Sizlere CS:GOda En çok kazandıran bet sitesini vereceğim.

  • Crash
  • Rulet
  • Siteye Üye Olup Giriş Yaptıgınızda 1000 Point
  •   24 Saate Bir 500 Point(Nickname'nin Sonuna CSGOTitan.net Eklemelisiniz) 
  •   Affilate Kısmından Kafkef Yazdığınız Takdirde 1000+Point alacaksınız

CSGO Titan.nette oynarken rulet kısmında iseniz arka arkaya 3-4 defa sarı yada mavi geldiğinde 20 dk mola verin sistem kazança geçmeye başlıyor ve siz sürekli kaybediyorsunuz crashde ise 3 kez 1.50nin altında patladıgında 4.de genel olarak 2xi geçiyor.Güzel Site Withdrawıda Gayet Doludur Tavsiye Ederim Unutmayın İyi Kazanç Elde Ettiğinizde Oyunu Bırakmanızı Tavsiye Ederim Yoksa Kumar Hırsı İle Çok Kaybedersiniz.



Chatte Konuşmak İçin 10.000 deposit yapmanız gerekir.

Rulette Kazancın %20si Sisteme Aktarılır.



 Linke Tıkladıktan Sonra 5 Saniye Bekleyin Ve Sağ Üstte Bulunan Skip'e Tıklayın Yeni Açılan Sayfada Tekrar Skip Diyerek Sayfaya Gidebilirsiniz.




PROMO KOD: Kafkef













25 Ekim 2016 Salı

YAPMAYINIZ SAYIN BAŞKANIM YAPMAYINIZ


          
Nazilli hürriyet caddesi asfaltı kazılmaya başlandı. Hah, tamam alt yapısına girilecek herhalde diye sevinmiştim. Nazilli Belediyesinden belediye başkan yardımcısı bir dostumla görüştüm. Alt yapısı mı yenilenecek diye sordum.
-Nerde, keşke öyle bir şey olsa, dedi.
-“ Atatürk bulvarında yeni alt yapı çalışmalarını yaptınız. En bozuk asfaltı olan caddemiz, Atatürk bulvarımız dır. Asfaltlamaya oradan başlayın dedik. Kabul etmedi, Büyük Şehir belediyesi dedi.
Kazılmış iken, bir kanal içine alalım tüm yer altı hatlarını diye, yazışmalar yapmaya çalıştık. Telefon hatlarını, doğalgaz hattını, içme suyu hattını, pis su hattını, yağmur suyu hattını, fiber optik kabloları hatlarını ama yazışma ve sonuç alma zamanını bile tanımadıklarını öğrendim. Üzüldüm.
Yapmayınız, Büyük şehir belediye başkanım yapmayınız!
Önce alt yapısı tamamlanmış yolların asfaltlamasını yapınız ki, bütün kurum yetkilileri ile görüşmelerini ve bu kurumların hatlarını bir kanalın içine toplasınlar ondan sonra Hürriyet caddesini asfaltlayınız.
Hatta Hürriyet caddesinin kanalını, ortasından bulunan çiçekliklerin altından bir tünel içinden geçiriniz ki, iki yüz yıl sonrasına bile ihtiyaca cevap verebilsin.
Biliyoruz, Sayın Başkanım bizleri hiç dikkate almadınız. Sizlerin aklı ve beyni büyük danışmanlarınız var! Onları dinliyor ve sürekli yanlış yatırımlar yapıyorsunuz. (kasaplık, fırıncılık, çaycılık, tostçuluk gibi)
Ordu caddesine büyük reklamlarla “Nazillinin temiz su hattını yeniliyoruz diye kazdığınız” ve döşediğiniz 200 metre borunun ne ucu bir yere bağlı ne de kıçı.
Hangi akla hizmet ettiyseniz anlamakta zorlanıyoruz.

Bazı işlerde yok birbirinizden farkınız.
Kiminiz belediyenin karşısındaki parkı yeniden düzenlemek için kazıp kırıyorsunuz. Kiminiz en düzgün asfaltı olan, Hürriyet caddesinin asfaltını kırıp yenilemeye çalışıyorsunuz.
Allah aşkına tüm yer altı hatlarını bir kanalda ya da tünel içinde toplamayacaksanız neden bu masrafları yapıyorsunuz?
Sizin hiç işsizliği önlemekle, istihdamı artırmakla ilgili bir projeniz olmayacak mı?
Biliyorsunuz ki  en düzgün asfaltı olan hürriyet caddesidir. Neden boşu boşuna kazıp yeniden yapıyorsunuz?
Bizim paralarımızı neden hoyratça boşa harcıyorsunuz?

Durun size 17 yıl önce dillendirdiğim ve seçim toplantılarında anlattığım Hürriyet Caddesi ile ilgili projemi anlatayım.
Dinlemezsiniz biliyorum.
Değerlendirmezsiniz biliyorum, ama yine de anlatayım.
Hürriyet caddesinin ortasında bulunan çiçekliklerin altından, bir taşıt girecek şekilde bir tünel kazınız. İçine traktörden bozma, bir matkap yerleştiriniz. Bütün yer altı hatlarını oradan geçiriniz ve o matkapla her evin önüne çıkacak şekilde hatların geçeceği delikleri deliniz. Hiçbir şekilde asfalt bozulması, işlemine girmeyiniz. Bu tünel sizin yüzlerce yıl ihtiyacınızı karşılayacağı gibi. Tehlikeli zamanlarda sığınak olarak bile kullanıla bilir.
Ta, Yıldıztepe Mahallesinden, Çapahasan mahallesine kadar bu tünel yapılabilir.
Biliyor musunuz söylediğim büyüklükte bir tünel, üst yolu trafiğe kapatmadan ve bozmadan kazılabilir. Bunu yapacak araç ve gereçler çok da pahalı değiller.
Ama siz nedense boşa gidecek ve belki de altı ay sonra yeniden kazılıp bozulacak hizmetlerde bizim paralarımızı harcıyorsunuz.
Yapmayınız, Sayın Başkanım, yapmayınız Bizim paralarımızı boşa harcamayınız. Size hakkımızı helal etmeyebiliriz.
Öncelikli işiniz, işsizliğe çare olacak, emek yoğun üretimler yapacak, sanayicilerin şehrimize gelip yatırım yapmaları için, boş fabrika binaları yapıp, kiraya vermek olsun.
Bu şehir size duacı olsun.
İşimiz olursa, ayaklarımızda çizmeyle, işimize gidebiliriz ama işimiz olmaz ise, o asfaltları olduğu halde, asfaltlarını yenilediğiniz,  caddelerde, aylak, aylak bile dolaşamayız.
Bilesiniz istedim.

Tuzu kurular, bu yazdıklarımı anlamakta zorlanır, biliyorum. Sizlerin de tuzunuz kuru ama danışmanlarınızın yanlış yönlendirmelerinden kurtulabilirseniz, sizlerde anlarsınız. Saygılarımla.              Mehmet Kızılaslan 2016-10-26

24 Ekim 2016 Pazartesi



FAİZLER DÜŞSÜN DİYORSANIZ, ÖNCE SİZ DÜŞÜRÜN

Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan, son günlerde, her fırsatta,
Faizlerin düşürülmesi için, finans sektörüne çağrıda bulunuyor. Faizleri düşürünüz, diye.
“Faiz sebeptir, enflasyonun yüksek olmasında, sonuç değildir” diye bağırıyor.
Finans çevresi de aksine siz enflasyonu düşürünüz bizde faizleri düşürelim diyor.
Finans çevrelerinin hiçbir yatırımda ve kalkınmada payı olacak işlerde bulunmadıklarını dile getiriyor. Çok doğru.
Faizlerin düşürülmesi halinde yatırımların hızlanacağını, Türk imalatçılarının dünya ile rekabetinin artacağını, belirtiyor, çok haklılar. Saygıyla konuşmalarını izliyorum.
Öncelikle yüzde yüz elli faizli krediler kullanarak ayakta kalacağımızı zannettiğimiz günlerden bu günlere gelmemizin sebebi olan Ak Parti iktidarlarına teşekkür ediyorum. Hayal bile edemezdik tek haneli rakamlara faizin düşeceğini.
Çok iyi hatırlıyorum, Halk bankasından kredi kullandığımız zamanlarda, gecelik faizlerin, yüzde, 7500 ler de olduğunu bilenleriniz var mı bilmem.
İşte o günlerde bana 7 gün faiz işlettiler. Yüz bin liralık borcum İki yüz kırk bin liraya çıktı bir hafta da. Bu faizleri tefeciler bile alamazken devletin bankası bana yazdı ve aldı.
Bu faizleri gören, ödeyen ve o sıkıntılarını hayatımız boyunca atlatamayan insanlardan biriyiz biz. O nedenle öncelikle Allah razı olsun diyorum sizlere.

“Biz girişimcimizi teşvik edeceksek, faiz oranlarını düşürmek zorundayız.
Eğer bunu düşürürsek, yatırımı artırırız.
Bunu düşürürsek, istihdamı artırırız.
Bunu düşürürsek üretimi artırırız.
Bunu düşürürsek girişimcimizle beraber ülkemizin dünyada rekabet gücünü artırırız.
Amerika’da faiz oranları; yüzde 1, bir buçuk.
 Japonya’da eksilerde.
Avrupa’da, yüzde bir, bir buçuklarda.
Peki kardeşim bize size ne oluyor da hala yüksek faizlerde direniyorsunuz?
Finans sektöründe olanlar reel sektörde yatırım yapmazlar. Çünkü finans sektöründe kazandıklarını reel sektörde kazanamazlar ki.
Türkiye’nin  bir puan faize, 2.5 milyar faiz ödemenin ve bunu ödetmenin vebalini bu karar alanlar asla ödeyemezler.
Yanlış yaklaşımları devam ediyor. Enflasyon düşerse faizleri düşüreceklerini söylüyorlar. Enflasyon sebep değildir. Faiz sebep, enflasyon neticedir.”
Çok güzel sözler. Allah razı olsun Sayın Cumhurbaşkanım bu tespitleriniz için. 

Peki, Sayın Cumhurbaşkanım şimdi ben size soruyorum.
Siz alacaklarınızı geciktirenlerden neden faiz alıyorsunuz?
Neden Devlet olarak siz öncelikle faizleri kaldırmıyorsunuz?
Neden ilk adımı, finans sektöründen bekliyorsunuz. Siz atmıyorsunuz?
Öncelikle vatandaşınızdan, yatırımcınızdan, imalatçınızdan, üreteninizden; vergi ve sigorta alacaklarınızdan faizleri siz kaldırmıyorsunuz?

İleride göreceksiniz ki, ve uygulayacaksınız ki; bu ülkeden kazanç vergisini de, sigorta bedellerini de, sizler kaldıracaksınız. Çünkü üretimi artırmanın yolu, kalkınmanın yolu, sadece harcarken yüzde 10 vergi alarak mümkün olacak. Bu gün aldığınız harçlardan ve vergilerin tamamından vazgeçeceksiniz.
O günleri görmek dileğimle. Mehmet Kızılaslan. 2016-10-24





15 Ekim 2016 Cumartesi

SİZE DE SORARLAR SAYIN BAŞKAN



Ülkenin en başarılı belediye başkanı ünvanını almak, yollara taş döşemek, parklar bahçeler yapmak, kasap dükkânları, fırınlar açarak esnafınla rekabet etmek demek mi?      
Şirketlerinizde kağıt üzerinde para kazanıyormuş gibi göstermek mi?
Yoksa o şirketlerin başına getirdiğiniz Fotocu diye gözaltına alınan ve astronomik rakamlarla maaşa bağladığınız birilerini doyurmak mı?
Size de sorarlar sayın başkan, İşsiziniz, için ne yaptınız, ne yapıyorsunuz diye.
Mahiyetinizdeki belediyelerin olanakları 1 ise, sizin olanaklarınız 1000. ne yaptınız sayın başkan işsizliğe çara bulmak için ne?
Bu bizim işimiz değil, devletin işi. Diyorsunuz biliyorum.
Hayır, bu yediden yetmişe hepimizin görevi.
Muhakkak bu işsizliğe çare önce devletin işi. Sonra Büyük şehir belediyelerinin, sonra diğer belediyelerin ve hatta muhtarların bile işi.
İşsizliğe çare bulmak, Devletini, Milletini, düşünen herkesin işi.
 Sorarım size, şehrinize kaç sanayici geldi, yatırım yaptı, siz başkan seçildi seçileli? Kaç kişinin iş sahibi olmasına sebep oldunuz, belediyede çalışanlardan başka?
Kasap dükkanlarınız da ve fırınlarınız da işe aldığınız insanları da sakın saymayınız. Çünkü sizinle rekabet edemediği için, işçi çıkaran kasap ve fırıncı esnafının çıkardıkları işçi sayısı kadar muhakkak işçi almışsınızdır. 
Değişik bir şeyler düşünmek zorundasınız sayın başkan, hem de çok değişik projeler hazırlamak zorundasınız.
Biliyoruz soruşturmalar ve teftişler geçirmeniz sizlerin zamanınızı alıyor olabilir.
Ama o danışmanlarınızın, o çalışan güya beyin takımınızın aklına, İstanbul ve Ankara’da yapılanların taklidini yapmaktan başka bir şey gelmiyorsa, danışman ücreti ödemeniz yanlış. Çıkarın, atın onları sayın başkan.
Başarılı belediye ünvanı ölçülerini anlamakta zorlanıyorum.
Bazı şirketler, gıda konusunda, altın madalyalar alırlar, Avrupa ülkelerinden biliyor musunuz nasıl alınır?
Bazı Avrupa ülkelerinde, dandik ödül şirketleri vardır. Verirler gıda şirketleri onlara 15-20 bin TL para, onlar da,  o parasını aldıkları şirketlere bir belge, bir madalya gönderirler iş biter.
Bu şehir, Bu güzelim Aydın, “dağlarından Yağ, ovalarından Bal akan şehir”  olmasaydı görürdük biz rezaletin daniskasını.
Diğer yandan komşu, komşusunun, domatesinden, soğanından, üzümünden, incirinden,zeytininden, yağından, yararlanmasa da görürdük, anamızın örekesini.
Biz sadece eleştirmeyiz, çözüm yollarını da gösteririz, biliyor musunuz?
Sayın başkanım, şimdi size de çözüm projelerimizden bazılarını söylüyorum.
1999 yılında dillendirdiğim bir projemiz vardı. Bu gün devlet bu projenin benzerini Güney doğu illerinde uygulamaya çalışıyor. “Anahtar teslimi fabrika” Lütfen sizde Aydın ilimizde bunun daha küçük şeklini uygulayabilirsiniz.
Kocaman AVM lere gösterdiğiniz önem kadar kendi esnafınız içinde gösterebilir.
Yerli, ürünler satan mağazaların olduğu, sürekli fuarcılık projesiyapabilirsiniz.
Yerli ürünleri işleyen fabrika kuracaklara, bir lira kira ile araziler verebilirsiniz.
Ruhsatlarını izinlerini ayaklarına götürebilirsiniz.
Şimdilik bu kadar sayın başkan. Çok geç kaldınız ama, yinede seçimlere bir yıl gibi bir zaman olduğunu tahmin ediyorum. Farklı bir şeyler yapınız. İşsizliğe çare bulunuz.
Bu sizin asli göreviniz. Zararı yok biz hizmetleri, eti, ekmeği, pahalıya alalım ama her vatandaşımızın evine bir maaş getirecek işi olsun. Saygılarımla. 2016-10-15  M.K.