2 Nisan 2018 Pazartesi

Ben, Malala


"Malala kim?" diye sordu silahlı adam.
Malala benim, bu da benim hikayem. 
Kitabın arka kapağında tamda böyle yazıyor. Malala'nın da dediği gibi bu onun hikayesi.

Malala kitap da bize babasını, köyünü, ülkesini anlatıyor. Ülkesindeki siyasi değişiklikleri ve bu değişikliklerin bir ülkeyi nasıl felakete sürüklediğini anlatıyor. Taliban'ın yavaş yavaş, hiç bir engelle karşılaşmadan bir ülkeye nasıl hakim olduğunu anlatıyor. 
Malala Pakistanlı küçük bir kız. Okumaya aşık, okulu hayatının merkezi yapmış, yaşıtlarından farklı hayalleri olan bir kız. Tabi onun böyle olduğuna şaşmamalı. Çünkü onu yetiştiren babası da tıpkı kızı gibi eğitimin önceliğinin farkında. Öyle ki kendisi okullar açıp çocukların geleceğini iyi yönde inşa etmeyi kendisine görev edinmiş bir eğitimci 



Baba-kız Taliban'ın Pakistan da etkili hale gelip kız çocukları için eğitimi yasaklaması sonrası bu durumun değişmesi için ellerinden geleni yapmışlardır. Konferanslar, televizyon programları, röportajlar her yerde kızların eğitim hakkını savunmuşlar ve bu yasağın asla kabul edilemez olduğunu söylemişler. Tabi böylece Taliban'ın da radarına girmişler ve sonrasında ölüm tehditleri başlamıştır. Ve tehditler gerçeğe dönüşmüş, Malala vurulmuştur. Mucize bu ya Malala kurtuldu ve böyle bir olay sonrası bile susmadı. Hala kız çocuklarının eğitim hakkı için uğraşıyor. Kitap da Malala'nın vurulma anına kadar olan süreci ve bu olay sonrası nelerin yaşandığını okuyoruz. Oralardaki hayatlara özellikle kadınların hayatlarına tanık oluyoruz.

Ufak bir not: Malala Yusufzay 2014 Nobel Barış Ödülü'nün sahibi. 13-14 yaşında küçücük bir kızın gösterdiği bu cesarete hayran kalmamak elde değil 👏🏻