19 Ocak 2018 Cuma

Don Kişot



İspanyol yazar Miguel de Cervantes'in hapse girdiği dönemde kurguladığı 1605'de birinci bölümünü, 1615'de ise ikinci bölümünü yayınladığı roman türünün ilk örneği olarak kabul edilen Don Kişot namı diyar "Gezgin Şövalye".
Dünya edebiyatı içinde, birçok insan içinde önemli ve özel bir eser Don Kişot. Peki Don Kişot'u böyle özel yapan neydi?

Eser roman türünün ve modern romanın ilk örneği olarak kabul edilmektedir.
Kitapta oluşturulan dünya, düşünülen kurgu, kullanılan dil ve anlatım tekniği gerçekten okunmaya ve takdir edilmeye değer.
Hatta öyle ki Cervantes'in Don Kişot'u Norveç Nobel Enstitüsü tarafından Dostoyevsky'yi, Shakespeare'i, Tolstoy'u geride bırakarak "dünyanın en iyi kurgu eseri" seçildi.
Eser kendinden sonraki birçok yazara ilham vermekle kalmadı, kendisine has bir terim bile oluşturdu. "Don Kişotvari" 
Ünlü Rus yazar Dostoyevky Don Kişot'u " insan düşüncesinin son ve en yüce sözcüğü" olarak tanımlamıştır.
Eser dünyanın en çok okunan kitapları arasında yerini alırken şimdiye dek 38 dile de çevrilmiş bulunmakta.

Okuduğu şövalyelik hikayelerinden etkilenerek aklı karışan yaşlı, zayıf Don Kişot (gerçek adı ile Alonso),
onun kendisi gibi çelimsiz atı Rosinante ve uşağı Sancho Panza'nın maceralarının anlatıldığı kitap daha ileri ki dönemlerde psikiyatristlerin şizofreni çalışmalarında da yer alacaktı. Psikiyatristler bu çalışmalar sırasında Don Kişot'u örnek alacaklardı.


Don Kişot kendi kendine oluşturduğu bu hayali serüvenlerde sürekli yenilgi almasına rağmen asla pes etmeyecek ve her daim yeni bir macera aramaya devam edecekti. Bazen yel değirmenlerine karşı savaşacak, bazen koyun sürülerinin arasına dalacak, bazen yol üstünde gördüğü bir hanı şato sanıp orada şövalyelik merasimi düzenleyecekti.Don Kişot'un kendince oluşturduğu düşmana karşı yaptığı bu taarruzlar bizim aklımızda onun yel değirmenlerine karşı savaşan şövalye olarak kalmasını da sağlayacaktı.

Aslında Don Kişot karakteri üzerinden insanlara çok güzel aktarımlarda yapılmakta idi. Asla vazgeçmemek gibi, insanın hayallerini sonuna kadar kovalaması gibi, aşık olduğu insan için mücadele etmesi gibi yada hep mağdur insanların yanında yer almak gibi.
Zaten kitap biz okuyucularına da aşk kalbin tek kurtuluşudur mesajını vermiyor muydu?


Don Kişot aslında bize yazarından "Cervantes" tende izler sunmakta. Peki Cervantes kimdi ?

Miguel de Cervantes 29 Eylül 1547'de doğup 22 Nisan 1616'da ölen İspanyol yazar.
7 çocuklu bir ailede Madrid yakınlarında bir kasabada doğmuştur. Tarihler 1569'u gösterdiğinde 22 yaşında bir genç olan Cervantes İtalya'ya gitmiştir. 1570'de bir haçlı donanması oluşturulma kararı alınır ve Cervantes'de bu donanmada yerini alır. Daha sonraki süreçte Cervantes esir düşer ve Cezayir'de hapse mahkum edilir. Bu mahkümiyet döneminde 4 kere kaçmaya çalışır fakat hepsinde başarısız olur. 37 yaşında ülkesine dönebilen Cervantes sonraki süreçlerde evlenir ve mahkum olduğu dönemde iyice benimsediği yazma serüvenine başlayarak ilk romanı La Galatea'yı yazar. Yazma serüveni sonraki süreçlerde de devam etti. Şiir yazdı, yarışmalara katıldı ve birinci oldu. Tiyatro yazdı. 1605'e gelindiğinde ise "edebiyatın en bilge delisi" olan Don Kişot'un birinci bölümünü yayınladı. Kitap çok beğenildi ve birçok kere basıldı. Kitabın ikinci bölümünün yayınlanması ise 1615 tarihini buldu.ve bu eser dünyanın en çok okunan yapıtları arasında yerini aldı. Tarihler 22 Nisan 1616'yı gösterdiğinde ise Cervantes Madrid'de öldü.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder